Marmara Denizinin ortasinda Istanbul ilinin en eski tatil beldesi
sayilan ve Prens Adalari diye adlandirilan dokuz adanin en büyügü
ve en yesil olani Büyükadadir. Her tarafi çam ormanlariyla kapli
olup özgün bitki örtüsü, dogal plajlari ile bir doga harikasidir.
2000 yillik tarih ve kültür mozaigi olan Büyükada yüzyillar boyunca
farkli dil, din ve kültüre sahip insanlarin iç içe kardesçe yasadigi
en eski sayfiye merkezidir. Günümüze kadar ulasabilen tarihi yapilari,
her biri ahsag mimari sanatinin degisik örneklerini sergileyen
bahçe içindeki görkemli köskleri, yalilari görülmeye deger birer
kültür hazinesidir.
Sehrin merkezine yakinligi ve ulasim kolayligi dolayisiyla yaz
mevsiminde yerli ve yabanci tatilciler Büyükadaya akin ederler.
Sehrin trafik gürültüsünden ve stresinden kurtulmak temiz hava
almak isteyen Istanbulun Anadolu ve Avrupa yakasindan sik sik
kalkan vapurlarla adalari ve sehrin kiyilarini seyrederek yarim
saatlik bir yolculuktan sonra Büyükada iskelesine çikarlar.
Motorlu tasitlar bulunmadigi için ada içi ulasim faytonlarla ve
bisikletlerle saglanir. Vapur iskelesinden binilen faytonlar büyük
tur ve küçük turlarla adayi dolastirirlar.
Özel mülklerin çogunlukta oldugu Büyükadada konaklayacak birkaç
lüks otel olmakla birlikte tatil için temiz, nezih ve de ekonomik
bir konaklama tesisi pek yoktur. Adanin bati ucunda genis çamlik
bir bahçe içinde biri ahsap tarihi iki bina ve bir ek binadan
olusan tesis apart otel hizmeti veren tek tesis niteligi tasir.
Club Mavi Adatas restoran, cafe-bar, çay bahçesi ile dogasi, bütün
adalara hakim manzarasi ile haftasonu veya daha uzun bir tatil
için tek alternatif olarak tavsiye edilir. Huzur veren sessizligi
kus civiltilari ile bol oksijeni, bozulmamis dogasi ile görülmesi
ve yasanmasi gereken bir doga harikasidir Büyükada.